M0 · Başlangıç: Gebelik nasıl okunur?
Sayıları doğru okumak: risk, tarama ve tanı
Bu derste
- Tarama testi ile tanı testinin farkını açıklayabilmek
- Yakalama oranını, yanlış alarmı ve "yüksek" sonucun gerçekte ne kadar isabetli olduğunu kendi cümlelerinizle anlatabilmek
- "1/250" gibi bir sonucu "kaç kişiden kaçı" diye okuyabilmek
- Göreli ve mutlak riski ayırt edebilmek
- Kılavuzların neden ülkeden ülkeye farklı şeyler söyleyebildiğini anlamak
Birkaç hafta içinde ilk tarama testleri gündeme gelecek. Sonuçlar sayı olarak gelir: “1/1500”, “yüksek risk”, “düşük risk”. Bu sayılar çoğu zaman olduğundan daha korkutucu ya da olduğundan daha güven verici okunur. Bu ders, sitedeki her istatistiği okurken kullanacağınız birkaç araç veriyor. Hesap makinesi gerekmiyor; yalnızca sayıları “kaç kişiden kaçı” diye düşünmeyi öğreneceğiz.
Tarama ile tanı: duman dedektörü ve itfaiyeci
Bir Tarama testiscreening testBelirli bir durumun olasılığını hesaplayan test. "Var" ya da "yok" demez; olasılığı yüksek olanları, kesin cevap veren ileri testlere yönlendirmek için yapılır.Sözlükte aç, bebeğin belirli bir durum için daha düşük ya da daha yüksek bir olasılık taşıdığını söyler. Kesin bir şey söyleyemez1. Duman dedektörüne benzer: her alarmda yangın çıkmaz (bazen yanan bir tosttur), alarmın susması da kesin güvenlik demek değildir. Alarm çaldığında itfaiyeci gelip bakar. Gebelikte itfaiyecinin işini Tanı testidiagnostic testBir durumun gerçekten var olup olmadığını kesin olarak söyleyen test. Gebelikte kromozomlar için koryon villus örneklemesi ve amniyosentez bu gruptadır.Sözlükte aç görür. Bu testler plasentadan ya da bebeği saran sıvıdan alınan hücreleri inceler ve kesin cevap verir2.
Peki neden herkese doğrudan tanı testi yapılmıyor? Çünkü tanı testleri bir iğneyle yapılır ve küçük de olsa bir düşük riski taşır2. Bu riski ve büyüklüğünü M4.4’te ayrıntılı ele alıyoruz. Tarama, riski kimin almaya değer bulabileceğini ayırmanın yoludur.
Bir test iki türlü yanılır
Her tarama testi iki tür hata yapabilir. Durum gerçekten varken “düşük” diyebilir; buna Yanlış negatiffalse negativeDurum gerçekten varken testin "düşük olasılık" demesi; gözden kaçan sonuç.Sözlükte aç, yani gözden kaçan vaka denir. Ya da durum yokken “yüksek” diyebilir; bu Yanlış pozitif oranıfalse-positive rateDurumu olmayanların yüzde kaçında testin yine de "yüksek olasılık" sonucu verdiği. Yanlış alarm oranı da denebilir.Sözlükte aç, yani yanlış alarmdır. Bir testin bu iki yöndeki başarısını iki sayı anlatır3:
- Yakalama oranı (duyarlılık)detection rate, sensitivityDurumu gerçekten olanların yüzde kaçında testin "yüksek olasılık" sonucu verdiği.Sözlükte aç: Durumu gerçekten olanların yüzde kaçında test “yüksek” der.
- Yanlış pozitif oranı: Durumu olmayanların yüzde kaçında test yine de “yüksek” der.
Tarama testi aslında bir sayı üretir. “Yüksek” ile “düşük”ü ayıran çizgi, yani eşik, sonradan seçilir. Eşiği aşağı çekerseniz daha çok vaka yakalanır ama yanlış alarmlar da artar. Yukarı çekerseniz yanlış alarm azalır, gözden kaçan vaka artar. Hiç kaçırmayan ve hiç yanlış alarm vermeyen bir eşik yoktur. Aşağıdaki şemada bunu kendiniz deneyebilirsiniz.
Şematik çizim. Gerçek bir testin verisi değildir; yakalama ile yanlış alarm arasındaki ödünleşimi gösterir.
Aynı test, eşiğe göre farklı sayılar verir. İngiltere’nin kullandığı ilk trimester birleşik taramasında eşik 1/150’dir. Bu eşikte test trizomi 21’li gebeliklerin yüzde 87’sini yakalar, yanlış pozitif oranı yüzde 2,3’tür5. Uluslararası bir kılavuzun aktardığı başka bir eşikte aynı test yüzde 90 yakalar ama yanlış pozitif oranı yüzde 4’e çıkar6. Bir testin “yüzde şu kadar başarılı” olduğunu duyduğunuzda, bu yüzden hangi eşikte olduğunu da sormak gerekir.
“Yüksek” çıktı: gerçekte ne anlama gelir?
Burada çoğu insanın, hatta birçok sağlık çalışanının sezgisi yanılır. Test sonucu “yüksek” çıktığında asıl soru şudur: bu sonucu alanların kaçında durum gerçekten var? Bunun adı Pozitif öngörü değeripositive predictive value, PPVTesti "yüksek olasılık" çıkanların gerçekte ne kadarında durumun var olduğu. Testin kendisi kadar, durumun ne kadar yaygın olduğuna da bağlıdır.Sözlükte açdir. Testin kendisi kadar, aranan durumun ne kadar yaygın olduğuna da bağlıdır4.
Gerçek bir örnekle bakalım. Yaklaşık 16 bin gebenin katıldığı büyük bir çalışmada (yaş ortalaması 31) 38 bebekte trizomi 21 vardı7. Standart ilk trimester taraması bunların 30’unu yakaladı. Ama aynı tarama, bebeğinde trizomi 21 olmayan gebelerin yüzde 5,4’ünde de “yüksek” dedi. Bu da 800’den fazla yanlış alarm demek. Sonuçta “yüksek” çıkanların yalnızca yüzde 3,4’ünün bebeğinde trizomi 21 vardı7.
Bunun nedeni basit: aranan durum nadir. Küçük bir yanlış alarm oranı, çok büyük bir sağlıklı gruba uygulanınca, nadir gerçek vakalardan çok daha fazla “yüksek” sonuç üretir. İngiltere’nin gebelere verdiği bilgilendirme de bunu açıkça söyler: tarama sonuçlarının yaklaşık yüzde 3’ü “yüksek olasılık” çıkar ve bu sonucu alanların çoğunun bebeğinde aranan durumların hiçbiri yoktur2.
Testten önce: 1/417 Yakalama: %78,9 Yanlış pozitif: %5,4
Sonucu “yüksek olasılık” çıkan 100 kişiden kaçında trizomi 21 gerçekten var?
3 kişide Yani “yüksek” sonucu alan yaklaşık 29 kişiden biri gerçekten etkilenmiş. Geri kalanların bebeğinde trizomi 21 yok.
Sayılarla oynayın
Aynı gebe grubunda iki test. Yanlış alarm oranı küçüldükçe “yüksek” sonucun anlamı nasıl değişiyor, bakın. “Sayılarla oynayın” bölümünde kendi değerlerinizi deneyebilirsiniz.
Bu tür bilgiler yüzdeler ve koşullu olasılıklar yerine “kaç kişiden kaçı” diye, yani doğal sıklıklarla anlatıldığında çok daha doğru anlaşılıyor. Bu, hem sağlık çalışanları hem de hastalarla yapılmış çalışmaların ortak bulgusu8,9. Yukarıdaki gibi ikon dizileri de sayılarla arası iyi olmayanlar dahil herkesin isabetini artırıyor10. Bu sitede sayıları bu yüzden çoğu zaman bu biçimde vereceğiz.
Derine in"Bu test yüzde 99 doğru" neden eksik bir cümle?
“Doğru” kelimesi iki farklı şeyi kapsayabilir: testin gerçek vakaları yakalama oranını ve “yüksek” dediği kişilerde ne kadar isabetli olduğunu. Yukarıdaki çalışmada hücre dışı DNA testi trizomi 21’li bebeklerin hepsini yakaladı. Yine de “yüksek” sonucu alanların yaklaşık beşte birinde bebek sağlıklıydı7. Aranan durum ne kadar nadirse, aynı test için “yüksek” sonucun isabeti o kadar düşer. Bu yüzden iyi bir tarama testinin pozitif sonucu da tanı testiyle doğrulanır.
“1/250” nasıl okunur?
Tarama sonuçları çoğu zaman “1/250” gibi bir kesirle yazılır. Bunu okumanın en kolay yolu bir grup hayal etmektir. Aynı sonucu alan 250 gebeyi düşünün: bunlardan birinin bebeğinde aranan durum vardır, 249’unun bebeğinde yoktur2. Paydadaki sayı büyüdükçe olasılık küçülür: 1/1000, 1/250’den daha düşük bir olasılıktır.
“Yüksek” ile “düşük” arasındaki sınır, ülkeden ülkeye değişen bir tercihtir. İngiltere 1/150’yi kullanır5. Danimarka’da bir dönem bölgeden bölgeye 1/250 ile 1/400 arasında değişen eşikler kullanıldı12. Türkiye’de yaygın kullanılan eşik 1/270’tir, ama bu resmî bir eşik değildir13. Yani 1/240 ile 1/300 arasındaki iki sonuç neredeyse aynı şeyi söyler. Biri “yüksek”, diğeri “düşük” etiketi alsa bile.
Raporunuzda büyük olasılıkla “risk” kelimesi geçecek. İngiltere’deki tarama programı birkaç yıl önce “risk” yerine “olasılık” demeye başladı. Gerekçesi, bu kelimenin daha az ürkütücü olması ve “düşük olasılığın sıfır olasılık olmadığını” daha iyi anlatmasıydı11. Hangi kelime kullanılırsa kullanılsın, söylenen şey bir olasılıktır.
Göreli ve mutlak risk
Mutlak riskabsolute riskBir şeyin belirli bir grupta gerçekten ne sıklıkla olduğu; ör. "1000 kişide 2".Sözlükte aç, bir şeyin belirli bir grupta gerçekte ne sıklıkla olduğudur. Göreli riskrelative riskİki grubun riskinin oranı; ör. "iki kat". Başlangıçtaki mutlak risk bilinmeden tek başına yanıltıcı olabilir.Sözlükte aç ise iki grubun riskini birbirine oranlar14. Haberlerde neredeyse her zaman göreli risk kullanılır, çünkü kulağa daha çarpıcı gelir.
Bir hesap örneği: bir durum 10.000 kişide 1’den 10.000 kişide 2’ye çıksın. Haber “riski iki katına çıkarıyor” der ve bu doğrudur. Mutlak fark ise 10.000 kişide 1 kişidir. Gerçek bir örnek de var: “yüzde 25 azalma” diye duyurulan bir tarama etkisi, mutlak olarak her 1000 kişide 1 kişi demekti9. Araştırmalar, aynı etkinin göreli riskle anlatıldığında daha büyük ve daha ikna edici algılandığını gösteriyor8.
Kural basit: bir “kat” ya da “yüzde artış” duyduğunuzda “kaçta kaçtan kaçta kaça?” diye sorun.
Kılavuzlar neden farklı söyler?
Bu sitede zaman zaman “İngiltere şöyle, ABD böyle, Türkiye şöyle önerir” diye yazacağız. Bu, bilimin belirsiz olduğu anlamına gelmez. Aynı kanıta bakan kurumlar farklı sağlık sistemleri, farklı nüfuslar ve farklı değer tercihleriyle farklı kararlar verebilir. İki örnek:
- B grubu streptokok (GBS) taraması: ABD’de bütün gebelere 36. ile 37. haftalar arasında öneriliyor15. İngiltere’de ise şu an rutin olarak önerilmiyor16. Konuyu M4.9’da açıyoruz.
- Kafein: İngiltere günde 200 mg’ı aşmamayı öneriyor17. Dünya Sağlık Örgütü ise günde 300 mg’dan fazla kafein alan gebelere azaltmayı öneriyor18. Bu ikisi aynı türden bir sınır değil: birinin söylediği bir üst sınır, diğerininki azaltma eşiği. Ayrıntısı M3.5’te.
Bu sitenin yaklaşımı şu: kaynaklar ayrıştığında ikisini de yazıyoruz, farkı açıklıyoruz. Güvenlik söz konusuysa tutucu olanı öne çıkarıyoruz. Türkiye’ye özgü her konuda Türkiye kaynağına dayanıyoruz. Size özel kararda ise son söz, sizi tanıyan hekimindir.
Doktora sor
Bir sonraki muayenede sorabileceğiniz sorular. Hepsini sormanız gerekmez; size uyanları seçin.
- Önerdiğiniz tarama testinin yakalama oranı ve yanlış pozitif oranı nedir?
- Sonucu hangi eşiğe göre "yüksek" sayıyorsunuz? Sınıra yakın bir sonuç çıkarsa ne yapıyoruz?
- Sonuç yüksek çıkarsa sonraki adım ne olur, ne kadar sürer?
- Sonucu bize nasıl ve ne zaman bildireceksiniz?
Kaynaklar
- Screening tests in pregnancyErişim: 3 Kasım 2026
- Screening tests for you and your baby: Down’s syndrome, Edwards’ syndrome and Patau’s syndromeErişim: 3 Kasım 2026
- Sensitivity, specificity, and predictive values: foundations, pliabilities, and pitfalls in research and practiceErişim: 3 Kasım 2026
- Foundational statistical principles in medical research: sensitivity, specificity, positive predictive value, and negative predictive valueErişim: 3 Kasım 2026
- Fetal anomaly screening programme handbook: screening for Down’s syndrome, Edwards’ syndrome and Patau’s syndromeBirleşik test, 1/150 eşiğinde: trizomi 21 için yakalama %87, yanlış pozitif %2,3.Erişim: 3 Kasım 2026
- ISUOG Practice Guidelines (updated): performance of 11–14-week ultrasound scanErişim: 3 Kasım 2026
- Cell-free DNA analysis for noninvasive examination of trisomy15.841 gebe, yaş ortalaması 30,7; 38 trizomi 21. Standart tarama: yakalama %78,9, yanlış pozitif %5,4, "yüksek" çıkanlarda isabet %3,4. Hücre dışı DNA: 38/38 yakalandı, isabet %80,9.Erişim: 3 Kasım 2026
- Using alternative statistical formats for presenting risks and risk reductionsErişim: 3 Kasım 2026
- Helping doctors and patients make sense of health statisticsErişim: 3 Kasım 2026
- Using icon arrays to communicate medical risks: overcoming low numeracyErişim: 3 Kasım 2026
- Reminder about fetal anomaly screening laboratory lettersErişim: 3 Kasım 2026
- Impact of a new national screening policy for Down’s syndrome in Denmark: population based cohort studyErişim: 3 Kasım 2026
- Doğum öncesi bakımda Down sendromlu fetüsün teşhisi nasıl olmalıdır?Türkiye’de yaygın kullanılan eşik 1/270; resmî bir eşik değildir.Erişim: 3 Kasım 2026
- Glossary: absolute risk, relative riskErişim: 3 Kasım 2026
- Committee Opinion No. 797: Prevention of group B streptococcal early-onset disease in newbornsErişim: 3 Kasım 2026
- Group B streptococcus: screening recommendationErişim: 3 Kasım 2026
- Foods to avoid in pregnancyErişim: 3 Kasım 2026
- Restricting caffeine intake during pregnancy (eLENA)Erişim: 3 Kasım 2026