Sözlük
Terimler
Derslerde geçen tıbbi terimler. Her terimin Türkçe adı, Latince ya da İngilizce karşılığı ve kısa bir tanımı var; ayrıntı, terimin anlatıldığı derste. Sözlük dersler yazıldıkça büyüyor.
A
- Amniyon kesesi · amnion
- Bebeği saran, içi amniyon sıvısıyla dolu ince zar. Bebeği darbelerden korur, hareket etmesine ve akciğerlerinin gelişmesine alan açar.
- Amniyosentez · amniocentesis
- Karından ince bir iğneyle az miktarda amniyon sıvısı alınarak bebeğin kromozomlarının incelendiği tanı testi.
- Apoptoz · apoptosis
- Programlı hücre ölümü: hücrenin, çevresine zarar vermeden kendini düzenli biçimde ortadan kaldırması. Gelişim sırasında dokulara şekil vermenin yollarından biridir.
B
- Baş-popo uzunluğu (CRL) · crown–rump length
- Embriyonun ya da fetüsün başının tepesinden kuyruk sokumuna kadar olan uzunluk. Bacaklar henüz kıvrık ve kısa olduğu için ilk trimesterde boy bu şekilde ölçülür; gebelik yaşını belirlemekte kullanılır.
- Biyokimyasal gebelik kaybı · biochemical pregnancy loss
- Ultrason yapılmadan, yalnızca kanda ya da idrarda hCG düzeyinin düşmesiyle anlaşılan çok erken gebelik kaybı. Halk arasında "kimyasal gebelik" de denir.
- Blastosist · blastocyst
- Döllenmeden yaklaşık 5 gün sonraki evre: içi sıvı dolu bir hücre topu. Dış katmanı plasentayı, içindeki hücre kümesi embriyoyu oluşturur.
C
- Carnegie evresi · Carnegie stage
- Embriyonun ilk sekiz haftasını, yaşına göre değil görünür özelliklerine göre 23 evreye ayıran uluslararası sınıflandırma.
D
- Dış gebelik · ectopic pregnancy
- Döllenmiş yumurtanın rahim dışında, çoğunlukla yumurta kanalında (tüpte) tutunması. Sürdürülemez ve tedavi gerektirir; kanama ya da ağrıyla belirti verebilir.
E
- Embriyo · embryo
- Döllenmeden sonraki ilk sekiz hafta boyunca gelişen canlı. Gebelik yaşıyla bu dönem yaklaşık 10+0’da biter.
- Embriyonik yaş · conceptional age
- Döllenmeden bu yana geçen süre. 28 günlük bir döngüde gebelik yaşından yaklaşık iki hafta azdır.
- Ense saydamlığı (NT) · nuchal translucency
- İlk trimesterde ultrasonla ölçülen, fetüsün ensesinde deri altındaki ince sıvı tabakası. Kalınlığı, kromozom farklılıkları ve bazı kalp sorunlarının olasılığıyla ilişkilidir. Halk arasında "ense kalınlığı" da denir.
F
- Fetal fraksiyon · fetal fraction
- Anne kanındaki hücre dışı DNA’nın plasentadan gelen kısmının oranı. Çok düşükse NIPT sonuç veremeyebilir.
- Fetüs · fetus
- Embriyonik dönemden doğuma kadar, yani temel yapıların kurulmasından sonraki büyüme ve olgunlaşma döneminde bebeğe verilen ad.
- Fizyolojik herniasyon · physiological umbilical herniation
- Hızla uzayan bağırsakların, karın boşluğu henüz küçükken geçici olarak göbek kordonunun içine taşması. Olağandır; bağırsaklar ilk trimesterin sonuna doğru karına geri döner.
G
- Gastrulasyon · gastrulation
- İki katmanlı embriyonik diskin üç katmanlı hale geldiği süreç. Bütün organlar bu üç katmandan (ektoderm, mezoderm, endoderm) gelişir.
- Gebelik yaşı · gestational age
- Son adetin ilk gününden bu yana geçen süre. Hekimlerin ve bu sitenin kullandığı sayım budur; "9+3" gibi yazılır (9 hafta 3 gün).
- Genetik danışmanlık · genetic counselling
- Bir test sonucunun ya da ailedeki bir durumun ne anlama geldiğini, seçenekleri ve olası sonuçlarını, karar vermeye zorlamadan anlatan görüşme.
- Gonad · gonad
- Üreme bezi: yumurtalık ya da testis. Embriyoda önce ikisine de dönüşebilecek ortak bir taslak olarak belirir.
- Göbek kordonu · umbilical cord
- Bebeği plasentaya bağlayan, içinde iki atardamar ve bir toplardamar taşıyan kordon.
- Göreli risk · relative risk
- İki grubun riskinin oranı; ör. "iki kat". Başlangıçtaki mutlak risk bilinmeden tek başına yanıltıcı olabilir.
H
- hCG · human chorionic gonadotropin
- Tutunan embriyonun dış hücrelerinin ürettiği hormon. Adetin gelmesini engelleyerek gebeliği sürdürür; gebelik testleri bu hormonu ölçer.
İ
- İkili test (birleşik tarama) · combined test
- Annenin kanında iki hormonun (PAPP-A ve serbest beta-hCG) ölçümünün, ense saydamlığı ve anne yaşıyla birleştirildiği ilk trimester taraması. Sonuç bir olasılık olarak verilir.
K
- Koryon villus örneklemesi (CVS) · chorionic villus sampling
- Plasentadan küçük bir doku örneği alınarak kromozomların incelendiği tanı testi.
- Koryon villusu · chorionic villus
- Plasentanın annenin kanına uzanan parmak gibi dalları. İçlerinde bebeğin damarları bulunur; oksijen ve besin alışverişi bu dalların ince duvarından olur.
- Kromozom · chromosome
- Hücre çekirdeğinde DNA’nın paketlendiği yapı. İnsanda normalde 23 çift, yani 46 kromozom bulunur; çiftlerin biri anneden, biri babadan gelir.
M
- Mutlak risk · absolute risk
- Bir şeyin belirli bir grupta gerçekten ne sıklıkla olduğu; ör. "1000 kişide 2".
N
- NIPT (hücre dışı DNA testi) (NIPT) · non-invasive prenatal testing, cell-free DNA
- Annenin kanında dolaşan, büyük kısmı plasentadan gelen DNA parçalarını inceleyen tarama testi. İkili testten daha isabetlidir ama yine bir tarama testidir; kesin tanı koymaz.
- Nişan (mukus tıkacı) · show, mucus plug
- Gebelik boyunca rahim ağzını tıkayan mukusun doğumdan kısa süre önce ya da doğumun başında gelmesi. Pembe ya da kanla karışık, jöle kıvamında bir akıntıdır.
P
- Persentil · centile, percentile
- Bir ölçümün aynı gruptaki diğer ölçümler arasındaki sırası. "10. persentil", gruptakilerin yüzde 10’unun bu değerin altında kaldığı anlamına gelir; tek başına bir sorun işareti değildir.
- Plasenta · placenta
- Rahim duvarına tutunan, anne ile bebek arasında oksijen, besin ve atık alışverişini sağlayan ve gebelik hormonlarını üreten organ. Anne ve bebeğin kanı burada birbirine karışmaz.
- Pozitif öngörü değeri · positive predictive value, PPV
- Testi "yüksek olasılık" çıkanların gerçekte ne kadarında durumun var olduğu. Testin kendisi kadar, durumun ne kadar yaygın olduğuna da bağlıdır.
R
- Rahim ağzı (serviks) · cervix
- Rahmin vajinaya açılan dar alt ucu. Gebelik boyunca sıkı ve kapalı durur; doğuma doğru yumuşar, kısalır ve açılır.
S
- Sindaktili · syndactyly
- El ya da ayak parmaklarının birbirine yapışık olması. Parmak aralarındaki dokunun gelişim sırasında tam çekilmemesiyle ilişkilidir.
- Son adet tarihi (SAT) · last menstrual period, LMP
- Gebelikten önceki son adetin başladığı gün. Gebelik yaşı bu günden sayılır.
T
- Tahmini doğum tarihi (TDT) · estimated due date, EDD
- Son adet tarihine 280 gün eklenerek bulunan tarih. Bir son gün değil, doğumların yoğunlaştığı aralığın ortasıdır.
- Tanı testi · diagnostic test
- Bir durumun gerçekten var olup olmadığını kesin olarak söyleyen test. Gebelikte kromozomlar için koryon villus örneklemesi ve amniyosentez bu gruptadır.
- Tarama testi · screening test
- Belirli bir durumun olasılığını hesaplayan test. "Var" ya da "yok" demez; olasılığı yüksek olanları, kesin cevap veren ileri testlere yönlendirmek için yapılır.
- Trimester
- Gebeliğin üç bölümünden her biri. Bu sitede 1. trimester 0–13+6, 2. trimester 14+0–27+6, 3. trimester 28+0 ve sonrasıdır; kaynaklar arasında bir haftalık fark olabilir.
- Trizomi · trisomy
- Bir kromozomun iki yerine üç kopya bulunması. Gebelikteki tarama testlerinin aradığı başlıcaları 21 (Down sendromu), 18 (Edwards sendromu) ve 13 (Patau sendromu) numaralı kromozomlarınkidir.
- Trofoblast · trophoblast
- Blastosistin dış hücre katmanı. Rahim duvarına tutunmayı sağlar, hCG üretir ve plasentayla zarları oluşturur.
- Tutunma (implantasyon) · implantation
- Blastosistin rahim duvarına yapışıp içine yerleşmesi. Döllenmeden yaklaşık 6–7 gün sonra başlar, birkaç gün içinde tamamlanır.
U
- Ultrasonografi (USG) · ultrasonography
- Ses dalgalarının dokulardan yansımasıyla görüntü oluşturan yöntem. Gebelikte radyasyon içermez; erken haftalarda çoğunlukla vajinal yoldan yapılır.
Y
- Yakalama oranı (duyarlılık) · detection rate, sensitivity
- Durumu gerçekten olanların yüzde kaçında testin "yüksek olasılık" sonucu verdiği.
- Yanlış negatif · false negative
- Durum gerçekten varken testin "düşük olasılık" demesi; gözden kaçan sonuç.
- Yanlış pozitif oranı · false-positive rate
- Durumu olmayanların yüzde kaçında testin yine de "yüksek olasılık" sonucu verdiği. Yanlış alarm oranı da denebilir.
Z
- Zigot · zygote
- Yumurta ile spermin birleşmesiyle oluşan tek hücre. Yaklaşık 0,1 mm çapındadır; bütün vücut bu hücrenin bölünmeleriyle oluşur.